Dans Kursları

Bakırköy Sanat Merkezi Dans Kursları

Dans Tarihçesi Hakkında Bilgi : 

Dansın ne olduguna iliskin sorular genellikle dansın ne ifade ettiği, hangi anlamlara ilişkin veriler içerdiği ve sembolik olarak nelere gönderme yaptığıyla cevaplanmıştır. Örneğin 1949’da Kurath ritüellerde gerçekleştirdiği işlevlerine göre dans çeşitlerini ondört baslıkta toplar: Ergenlik, geçis, kur yapma, arkadaşlık, evlilik, meslek, hasat, astronomiyle ilgili danslar (yagmur duası, günes dansı vb), av, hayvan taklidi, savaş canlandırması ve moriscas, şifa, ölüm, statik dans ve soytarı dansı.

Shay ise 1971’de incelemelerini altı baslıkta toplar:

1. Sosyal düzenin yansıması ve geçerliliği olarak dans,

2. Dünyasal ve dinsel tören anlatımının aracı olarak dans,

3. Sosyal eğlence ve dinlence etkinliği olarak dans,

4. Psikolojik rahatlama ve boşalma olarak dans,

5. Estetik değerlerin ya da estetik bir etkinlik yansıması olarak dans,

6. Ekonomik geçim sekilerlinin yansıması, ya da ekonomik bir etkinlik olarak danstır (Royce, 1977).

Spencer’ı ise dans etkinliğini teori farklılıklarına dayandırarak ele alır. Fonksiyonalist (işlevselci) teori içinde dansı, sosyal kontrol aracı olarak görür. Eğitici bir rolünün olduğunu, dansın duyguların iletiminde bir koruma aracı olduğunu dile getirir. Gözlemlerine göre dansı, sözsüz işaretleri açıklarken kullanılan açık bir metafor olarak niteler. Kümülâtif teoriyle de bir süreç içinde kendiliğinden oluşan kolektif tutkudan bahsederek açıklar. Örneğin savaş ayinlerinde yapılan dansın kişiler arasında yoğun bir duygu paylaşımı yarattığını, cesareti ön plana çıkardığını ve bu cesaretin de dans ediş seklini etkilediğini örnekler. Katartik teoriyle dansın “güvenlik supabı” olma özelliğini ve örneklerini aktarır. Dans ederken yaşanan duyguların gerçek mi yoksa taklit mi olduğu sorusunu tekrar gündeme getirir.

Merriam, dansı kültür ve kültürü de dans olarak tanımlayarak dans ve kültürün birlikte açıklanabilirliğine dikkat çekerken, dansın varlığının kültürün antropolojik kavramlarından ayrı tutulamayacağını dile getirir. Bir toplumun veya topluluğun içinde gelişip sekilenen dans, o kültürün izlerini taşır. Dans araştırmalarında kültürel öğelere ağırlık veren Royce da Merriam’la aynı görüsü paylaşır. Tarihte kültürler arası etkileşim sonucu yayılan dansların farklı kültürlerde zamanla farklı anlamlar depoladığını veya anlam değişimine uğradığını görürüz. Bununla birlikte dans kelimesini kendi kavramıyla kullanmayan farklı anlam sembolleri içinde müzik ve ritüelle bütünleyerek tanımlayan kültürler de vardır.

Örnegin Meksika’da dans ve müzik kelimeleri birbirlerinin yerine kullanılabilirken, Amerika Birleşik Devletleri’nde “dansa gitmek” bir etkinliğe gönderme yapar. Dominik Cumhuriyeti’nde “Bachata” müziğinin ve dansının sonradan isimlendirilmesinde olduğu gibi, dinleyici ve müzisyen ile kullanılan kavram arasında yabancılaşma yaşanabilir. Lull’un popüler müzik kavramı içinde yer bulan tanımına göre dans bir iletişim biçimidir, insanlar iletişim kurmak için dans ederler. Dansı, müziği yaratanların ve tüketenlerin buluştuğu duygusal ve fiziksel bir boyut olarak tanımlayan Lull, müziğin bu noktada bedeni kendiliğinden harekete sevk eden, can sıkıntısını gideren ve canlılığı uyaran bir araç olma özelliğini dile getirir.

“Müzik kişisel özgürlük vermek ve cinsel potansiyel göstermek suretiyle bedeni kendi kendisinin efendisi yapar” (2000: 46) der ve dansın, kişinin kendisine, bedenine, topluluğa ve diğer insanlara yönelik tutumunu yansıttığını ve bu yönüyle kültürün fiziksel dışavurumu olduğunu savunur. Hanna (1988), Spencer (1985) ve Royce (1977), dansın bedeni kullanarak yapılan sözsüz bir iletişim olduğunu vurgularlar.

İnsanın kendini ifade etmekte veya tanımlamakta kullandığı jest-mimik ve hareketler dansta müzik ve ritmin bedende ortaya çıkardığı etkilerle sekilenir. Bu etkiler önceden öğrenilmiş veya kalıplaşmış hareket formları içinde duygu ve isteklerin dışavurumuyla yakından ilgilidir. Royce, “dans, psikolojik rahatlama için en etkili araçlardan biridir, çünkü onun aracı insan bedenidir.

Hem dansçı hem de izleyici için geribildirim anlıktır ve katarsis derhal gerçekleşir” derken dans ve bedenin, ifadenin aracı olmadaki yönüne vurgu yapar ve bir adım daha ileri giderek yaşanan katarsis olgusunda biyolojik ve psikolojik çözümlemeler sunan araştırmaları örneklendirir (1977: 81). Popüler kültür çalışmalarıyla tanınan Stokes’un “Etnisite, Kimlik ve Müzik” makalesindeki dans ve haz kelimelerine iliskin yorumu da dikkat çekicidir. Stokes, müzik ve dansın yalnızca belli bir bağlam dâhilinde anlaşılması gereken durağan simgesel nesneler olmadığını; bizzat kendileri içinde başka şeylerin de gerçekleştiğini, kalıpları olan bir bağlam oluşturduğunu ileri sürer.

“Müzik ve dansın toplumsal muhalefet, kural tanımazlık, cinsel özgürlük, içki ve uyuşturucuyla özdeşleştirilmesi, ortaklasa gerçekleştirilen bu müziksel olayları hayatın haz dolu ve vazgeçilmez parçası haline getirir. Dansın içinde haz öğesinin de bulunduğu gerçeği son derece önemlidir” (1998: 134). Dansın bir “tutku” ve “haz” olarak sınırlandırılması da bununla açıklanabilir.

Metnin Tamamı için : [-] Yüksek Lisans Tezi olarak Hazırlayan : Aslı GALİOĞLU

 

Müzik

Görsel Sanatlar

Sahne Sanatları

Hazırlık

Dans

Hemen Başvur

Bize Ulaşın

Adres : İncirli Cad. Kıbrıs Sokak No:6 / -1/ 1 / 2 Nar Sanat Binası, 34145 Bakırköy / İstanbul, Türkiye,
Telefon : (0212) 570 8068,
Email : info@narsanat.com